iznik-sub

Yeniden Doğuş

400 yıl sonra doğuş ve yeniden keşfetme başarısı...

İznik Eğitim ve Öğretim Vakfı  1993 yılında kuruldu.  Vakfın  en önemli amacı günümüzden 400 yıl önce üretimi biten İznik çinisini yeniden hayata geçirmekti.  16. Yüzyılda altın çağını yaşayan İznik Çiniciliği 17. Yüzyılda giderek azalmış ve ne yazık ki yok olmuştu.  Geride hiç bir belge ve bilgi bırakmadan karanlığa karışan bu önemli sanatı yeniden hayata geçirmeyi hedefleyen İznik Vakfı, üretimin ana maddelerini ve reçetesini yeniden keşfetmek için iki yıl boyunca araştırma yaptı.

Araştırma ve geliştirmeye yapılan yatırım ve kuvarsdan oluşan dünyadaki tek "seramik " olma özelliği...

Vakfın İznik'te kurduğu AR-GE Merkezinin çalışmaları TÜBİTAK ve Princeton Üniversitesi'nden de destek gördü. Bugün, İznik Vakıf Çinileri, 16. Yüzyıldaki formüle uygun olarak üretiliyor ve %85 oranında kuvarsdan oluşuyor. İznik Vakıf Çinileri dünyadaki diğer bütün seramik ürünlerinden ayıran en önemli özellik ana maddesini oluşturan bu yarı değerli taş.

Tamamen el yapımı, yerli, uzun ve zahmetli üretim...

İznik Vakıf Çinileri çağdaş teknoloji kullanılarak geleneksel yöntemlerle üretiliyor. Merkezi İstanbul' da bulunan Vakfın üretimi İznik' teki atölyelerde gerçekleştiriliyor. Tamamen el yapımı bir karonun üretimi 70 gün sürüyor. Her işlemi kendi alanında uzman ustalar yapıyor, çinideki her rengi, o rengin uzmanı olan bir sanatçı boyuyor. Vakıf, kullandığı boyaları da özel olarak kendisi üretiyor.

Tamamen çevre dostu çeşitli ürünler...

İznik Vakfı, yapılarda kaplama malzemesi olarak kullanılan karoların dışında, evani denilen "kap-kacak"ta (tabak, çanak, kase, vazo, kandil, vb. ) üretiyor. İznik Vakıf Çinileri gerek kullanılan malzemeler ( hammadde, sır ve boyalar) gerekse üretim bakımından çevre dostudur.

Dünyadaki en zengin tasarım miraslarından birine sahip çıkma ve yeni tasarımlar yaratma...

Tasarım açısından, İznik Vakfı bir taraftan geleneksel desenleri yeniden üretmeyi sürdürürken, diğer taraftan da çağdaş tasarımlar yaratmaktadır. İznik Vakfı, İznik Çinileri' ni yeniden yaratmakla kalmayıp aynı zamanda modern yaşamın ve çağdaş mimarinin vazgeçilmez bir parçası haline getirmiştir.